Antik Dönemin Sanatçılar Kentinde Tarih Gün Işığına Çıkıyor: Teos’ta Yeni Keşifler
Antik Dönemin Sanatçılar Kentinde Tarih Gün Işığına Çıkıyor: Teos’ta Yeni Keşifler
İzmir’in tarihi zenginlikleriyle öne çıkan antik yerleşimlerinden biri olan Teos, yürütülen kapsamlı arkeolojik çalışmalarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü ortaklığıyla sürdürülen kazı faaliyetlerine yerel yönetim de güçlü bir katkı sunuyor. Milattan önce 3. yüzyılda şair, tiyatrocu ve müzisyenleri bünyesinde barındıran Dionysos Sanatçılar Birliği’ne ev sahipliği yapması nedeniyle tarihte “sanatçılar kenti” olarak anılan bu özel bölge, her kazı sezonunda geçmişe ışık tutan yeni buluntular ortaya koyuyor.
Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı Çevresindeki Çalışmalar
Yürütülen son sezon kazıları, ağırlıklı olarak Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı çevresindeki alanda derinleştirildi. Uzman ekipler, tapınağın daha önce ele alınan güney, doğu ve kuzey cephelerinin ardından batıdaki uzun kenarında da titiz bir çalışma gerçekleştirdi. Bu süreçte yapının etrafında yeni anıt kaideleri tespit edildi. Üzerlerinde bir dönem heykellerin yer aldığı değerlendirilen bu kaidelerin hangi tarihi figürlere ya da kişilere ait olduğu konusundaki araştırmalar ise gizemini koruyor.
Tapınağın önünde yer alan taş döşeli meydanda dikkat çeken bir diğer buluntu grubu ise daha eski yapıların sökülmesiyle elde edilen ve temel taşı olarak yeniden değerlendirilen mimari bloklar oldu. Bu blokların üzerinde yer alan 13 ayrı yazıt, kentin geçmişteki siyasi dinamikleri ve toplumsal yapısı hakkında önemli ipuçları barındırıyor.
Geçmişin İzlerini Taşıyan Yazıtlar ve Değerli Portre
Teos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, tapınak çevresinde gün ışığına çıkarılan anıt kaidelerinin üzerinde onurlandırılmış kişilere ait heykellerin bulunduğunu, ancak bu heykellerin sahiplerinin kimliğinin henüz netleşmediğini belirtti. Erken dönem yapılarından sökülerek temel taşı yapılan mimari blokların üzerindeki yazıtların taşıdığı değere vurgu yapan Kadıoğlu, bu metinlerin kentin siyasi ve toplumsal ilişkilerini anlamak adına kritik veriler sunduğunu ifade etti.
Söz konusu yazıtlar arasında Büyük İskender’in önde gelen komutanlarından Parmenion’un adının yanı sıra, yabancı yargıçlara dair kararların da yer aldığı tespit edildi. Öte yandan, Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı’nda ele geçirilen en çarpıcı eserlerden biri de Roma İmparatoru Hadrian’ın yakın çevresinde bulunan Antinoos’a ait mermer portre oldu.
İnsan ölçülerine yakın boyutlarıyla dikkat çeken bu mermer portre, Anadolu’daki benzer örnekler arasında tek olma özelliği taşıyor. Yazıt parçalarıyla birlikte ele alındığında bu buluntular, söz konusu kutsal alanın milattan sonra ikinci yüzyılda Tanrıça Roma ve Augustus’un yanı sıra Antinoos’la da doğrudan ilişkili bir merkez olarak kullanıldığını gözler önüne seriyor.