Topkapı Sarayı’nın Tarihi Seccadeleri Titizlikle Restore Edildi
Topkapı Sarayı’nın Tarihi Seccadeleri Titizlikle Restore Edildi
İstanbul Beşiktaş’taki Yıldız Şale yerleşkesinde faaliyet gösteren Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, saray koleksiyonlarında yer alan paha biçilmez dokumaları geleceğe taşımak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Topkapı Sarayı’na ait olan ve büyük bir tarihi öneme sahip 6 seccadenin konservasyon süreçleri başarıyla tamamlandı.
Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde görev yapan halı onarım ustası Sadi Öztürk ve 8 kişilik uzman ekip, saray, kasır ve köşklerde muhafaza edilen el dokuması tarihi halıların korunması için yoğun bir mesai harcıyor. Topkapı Sarayı’nın yanı sıra Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı ve Dolmabahçe Sarayı koleksiyonlarındaki eserler de bu atölyede özenle ele alınıyor.
Safevi ve Bergama Dönemine Ait Eserler Koruma Altında
Atölyede konservasyonu tamamlanan Topkapı Sarayı’na ait 6 seccadenin üçü, 16. yüzyılda Safevi topraklarında dokunarak saraya hediye edilen nadide parçalardan oluşuyor. Bu eserler; üzerlerinde yer alan Bakara, Nur ve Fetih surelerinden ayetler, dini ifadeler, Kelime-i Tevhid ve yoğun olarak kullanılan Ali ismi ile dikkat çekiyor. İşçilik, renk ve dokuma kalitesi açısından yüksek nitelik taşıyan bu hassas eserler, günümüze kadar sağlam bir şekilde ulaştı.
Grup içinde ayrıca 16. yüzyılda Bergama’da dokunmuş, alt kısmında anahtar delikli form bulunan bir başka özel seccade daha yer alıyor. Tarih boyunca Rönesans dönemindeki pek çok ressamın da tablolarında yer verdiği bu eser, işçilik özellikleriyle öne çıkıyor. Süreçleri tamamlanan 6 seccade, sergilenmek üzere özel panolara dikilerek hazır hale getirildi.
Eserler arasında bulunan iki ipek halı ise Yıldız Sarayı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Genel sergileme planlamaları doğrultusunda, tüm bu tarihi dokumalar ait oldukları saraylara ve uygun görülen odalara gönderilecek.
Konservasyon ve Restorasyon Arasındaki Hassas Çizgi
Atölyeye ulaşan her tarihi dokuma öncelikle detaylı bir tespit çalışmasından geçiriliyor. Eserin durumuna bağlı olarak konservasyon veya restorasyon yöntemleri tercih ediliyor. Dayanıklılığı azalmış ve mukavemeti zayıflamış hassas eserlerde kesinlikle tamamlama işlemi yapılmıyor; bunun yerine mevcut yapının korunması ve muhafaza edilmesi sağlanıyor.
Restorasyon uygulanacak halılarda ise eksik kısımlar, özgün yapıya birebir sadık kalınarak tamamlanıyor:
- Kendi ipleri, özgün dokusuna uygun şekilde tespit ediliyor.
- İp renkleri kazanda kaynatılarak orijinaline en yakın tonlarda boyanıyor.
- Atkı, çözgü ve ilmekler desenle aynı dokuda ve renkte atılıyor.
Konservasyon işlemlerine kıyasla daha uzun süren restorasyon çalışmaları, eserlerin ebatlarına bağlı olarak bir ila bir buçuk yıl sürebiliyor. Özellikle Dolmabahçe Sarayı’na ait Gördes halısı ve şal desenli halı gibi büyük boyutlu eserlerde bu süreç daha fazla zaman alıyor.
Tarihi Mirası Geleceğe Taşıyan Köklü Atölye
2007 yılında Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası bünyesinde kurulan ve 2011’den bu yana Yıldız Şale Köşkü yerleşkesinde hizmet veren Milli Saraylar Halı Restorasyon ve Konservasyon Atölyesi, saray mirasının korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Ekip, tarihi dokumaların özgünlüğünü bozmadan gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.