Ankara’nın “Yeşil Altını”: Dünyanın Tanıdığı Çubuk Turşusunun Hikayesi

Ankara’nın “Yeşil Altını”: Dünyanın Tanıdığı Çubuk Turşusunun Hikayesi
Tepki Ver

Ankara’nın “Yeşil Altını”: Dünyanın Tanıdığı Çubuk Turşusunun Hikayesi

Verimli toprakları ve elverişli tarım altyapısı sayesinde “İç Anadolu’nun Çukurova’sı” unvanını taşıyan Ankara’nın Çubuk ilçesi, sınırları aşan ününü geleneksel lezzeti turşuya borçludur. Yöroyle bütünleşen bu özel ürünün serüveni, belediye ile Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğinde hayata geçirilen Çubuk Ev Tipi Turşu Üretim Tesisi’nde yürütülmektedir. Yaz aylarında başlayan üretim faaliyetleri tamamlandıktan sonra ürünler, sonbahar ve kış mevsimlerinde raflardaki yerini alarak tüketicilerle buluşmaktadır.

Tüketicilerin en çok ilgi gösterdiği çeşit salatalık turşusu olsa da, bölgede lahana, patlıcan, havuç, mısır, mandalina ve muz dahil olmak üzere toplam 45 farklı çeşit turşu üretilmektedir. Üretimin yüzde 80’lik büyük bölümünü salatalık oluştururken, bu ürünü lahana, domates ve patlıcan turşuları takip etmektedir.

Markalaşma Süreci ve Küresel Pazar

Çubuk turşusunun kökeni, geçmişte evlerde annelerin ve teyzelerin geleneksel yöntemlerle hazırladığı tariflerin halk tarafından beğenilmesine dayanmaktadır. Ürünün bugünkü kalitesindeki en büyük etkenin, yapımında kullanılan malzemelerin doğrudan ilçe sınırları içerisinde üretilmesi olduğu ifade edilmektedir. Bu benzersiz lezzetin arkasında, yörede yetişen “Toros tipi salatalık”ların bölgedeki kaynak sularıyla buluşması yatmaktadır. Ayrıca su, tuz ve sirke dengesinin yanı sıra defne yaprağı, dereotu, sarımsak ve çeşitli aromalar da ürünün karakterini belirlemektedir.

Türk Patent ve Marka Kurumundan 2008 yılında coğrafi işaret tescili alan ve Avrupa Birliği’ne tescil başvurusu yapılan turşu, zaman içinde güçlü bir marka haline gelmiştir. Ülke genelinin yanı sıra uluslararası alanda da pazar payını sürekli artıran Çubuk turşusu; ABD, Rusya, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu 15 farklı ülkenin sofralarında yer bulmaktadır. Temel amaç, ürünün dünyadaki tüm ülkelerin sofralarında yer almasını sağlayarak küresel bir marka statüsüne kavuşmasıdır.

Üretim Geleneği ve Bilimsel Çalışmalar

Yurt dışı pazar payını genişletmek amacıyla uluslararası festivallere katılım sağlanmakta, gelen heyetlere hem ilçe hem de turşunun tanıtımı yapılmaktadır. Bölgedeki üretim faaliyetleri sadece geleneksel yöntemlerle sınırlı kalmayıp bilimsel çalışmalarla da desteklenmektedir. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Gıda Teknolojisi Programı öğrencilerinin tesiste gerçekleştirdiği uygulamalar ve laboratuvar testleri sayesinde, ürünlerin daha faydalı hale getirilmesi sağlanmakta ve mevsiminde toplanan meyve ve sebzeler turşuya dönüştürülmektedir.

Çubuk Ev Tipi Turşu Üretim Tesisi’nde görev yapan Salih Kocalak, ata tohumları kullanarak 90 çeşit ürün yetiştirdiklerini ve bu ürünlerden elde edilen turşuların festivalde ikram edileceğini belirtmektedir. Mayıs ayında ekilen ürünler ağustos itibarıyla toplanmakta ve 1 Eylül’e kadar olan süreçte turşu yapımında değerlendirilmektedir. Üretici Aysel Mercan ise tamamen doğal yöntemlerle üretim yaptıklarını ve bu lezzeti tanıtmak için eğitimler düzenlediklerini aktarmaktadır.

Çubuk Turşucular ve Yaş Sebze, Meyve Üretim Kooperatifi Başkanı Hasan Hüseyin Benli, ailesinin yarım asır önce başlattığı bu mesleği çocuklarına devretmeye hazırlandığını ifade etmektedir. Başlangıçta sadece bölgeye özgü salatalıklarla başlayan üretim, gelen talepler doğrultusunda çeşitlendirilmiştir. Bu yıl ürün çeşitliliği 38’den 45’e çıkarılmış; Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinden gelen talepler üzerine ilk kez balık ve ışgın turşusu da üretilerek festivalde ziyaretçilerin beğenisine sunulmuştur. Hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun talep gören üreticiler, bu yıl 90 bin ton turşu satışı gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

Festival Coşkusu

Geleneksel lezzetlerin ve kültürel değerlerin kutlandığı 3-6 Eylül tarihlerindeki Uluslararası Çubuk Kültür ve Turşu Festivali, bu yıl da zengin bir programla kapılarını açmaya hazırlanmaktadır. Yaklaşık 350 stantın kurulacağı etkinlikte, Türkiye’nin 7 bölgesinden halk dansları gösterileri sahnelenecektir. Bu yıl ilk kez KKTC, Azerbaycan, İran, Moldova, Ukrayna, Gürcistan, Mısır, Meksika ve Bosna Hersek olmak üzere 9 farklı ülkeden katılım sağlanacaktır. Ziyaretçiler, geniş turşu çeşitliliğinin yanı sıra yöresel lezzetleri tatma imkanı bulacak; turşu kurma yarışmaları ve sürpriz hediyelerle dolu etkinliklerle unutulmaz anlar yaşayacaktır.

Yazar Profili
Haber Yeni Yönetici Tüm Yazılar

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

70 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir